Ödemiş’te Bir Müze

Placeholder4

Amerika Birleşik Devletleri’nin siyasi yapısı üzerine katıldığım bir toplantıda brifing veren Hispanik profesör, özgürlükler diyarı Amerika’da bir kelimenin kullanılmasının yasak olduğunu söylemişti biraz da dikkat çekmek amaçlı bir abartıyla. O kelime ‘central’, yani ‘merkezi’ kelimesi. Elbette Amerikan federal demokrasisi ve Avrupa’daki üniter demokratik yapılar arasında farklar var ve bu farkların tarihsel-yapısal sebepleri var. Ancak her şekilde Atlantik’in hem batısında ve hem de doğusunda 18. yüzyıldan itibaren oluşan burjuva demokratik düzenlerde desentralizasyonun, “yerellik” olgusunun önemi tartışılmaz.

Türkiye gibi Levant ülkelerinde ise merkezi otoritenin gücü, yerel kültürün gelişiminin önünde durmuştur. Demokrasi yürüyüşümüzün aksak seyrini kısmen buna da bağlayabiliriz. Ancak son on yıldır bu anlamda biraz yerel idarelerin inisiyatifiyle, biraz da sivil toplumun girişimleriyle atılan adımlar ümit vaat ediyor. Rahmetli İzmir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina’nın şehirde kurduğu “Kent Arşivi ve Müzesi” önemli çalışmalar ve yayınlar yaptı ve bu satırların yazarı da dâhil olmak üzere çok sayıda kişinin kendilerini geliştirmesine, kent kültürü ve yerel kültür bilincine ulaşmasına olanak sağladı.

Günümüzde vefat eden kurucusunun adını taşıyan İzmir Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’nin sözünü ettiğim bağlamdaki çalışmaları son derece yetersiz yürüyor. Bunun nedenlerini ortaya koymak gerektiğinde birtakım yerel siyasi tartışmalara girmek gerekir ki ben burada bunu yapmak istemiyorum. Ancak İzmir Kent Arşivi, Kayseri gibi, Uşak gibi Anadolu’nun pek çok şehrinde benzerlerinin açılması için model işlevi gördü. Bu bile büyük kazanç.

Bu örneklerden biri de Ödemiş’te yerel belediyenin öncülüğünde ve Prof. Dr. Engin Berber’in gayretleriyle açılan Ödemiş Yıldız Kent Arşivi ve Müzesi. Ödemiş’in İzmir ve Türkiye tarihinde çok özel bir yeri var. Aydınoğulları’nın tarihi başkenti Birgi’yi barındırması ve Kurtuluş Savaşı yıllarında Kuva-i Milliye’nin en önemli merkezlerinden biri olması, Ödemiş’i özel ve önemli kılıyor. Zeybek geleneğinin de merkezi olmasıyla Ödemiş, bölgede adı İzmir ile birlikte anılan önemli bir kültürel odak konumunda. İşte böyle bir yerde “arşiv-müze” formatında bir merkezin açılmasında geç kalındığını bile söyleyebiliriz.

Müzenin kuruluşunda en büyük emeği ortaya koyan Engin Berber’in Sancılı Yıllar ve benzeri çalışmaları, yıllardır başucu kaynağımız oldu. Engin Hoca şimdi Ödemiş Yıldız Kent Arşivi ve Müzesi’nde düzenlenen paneller, sergiler ve yayınlanan yerel tarih çalışmaları ile yeni başucu kaynaklarını bizlerle buluşturuyor. Yerel kültür adına atılan adımlar, işin bu boyutunun pek farkında olunmasa da Türkiye’de gerçek bir demokrasinin şekillenmesi yolunda önemli bir aşama olmak özelliğini de taşıyor. Çünkü demokrasi, aslında önce içine doğulan aile ortamından ve yaşanılan yöreden, o yöreye ait olma, kendini oralı hissetme bilincinden başlıyor.

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR