Döviz’deki Artış Durmuyor!

Merkez Bankası’nın izlediği “kusursuz” politikalar ile ilgili yazılan bir hayli materyal mevcut durumda. Herhangi bir gazetenin ekonomi sayfasını açıp başlıklara bakmanız yeterli. MB faiz artışına gitmesine rağmen neden hala dolar yükseliyor diye merak ediyorsanız en az iki yazı göreceksiniz. Yok, eğer döviz kurunun durdurulamayan artışından bahsedecekseniz manşetler zaten sürekli güncellenmekte. Son bir haftadır toplum olarak konuştuğumuz 3-5 problemden bir tanesi döviz kurunun oynaklığının ta kendisi. Şu anda bile herhangi bir arama motoruna girip Türkiye ekonomisi yazarsanız karşınıza çıkan sonuçlar tahmin etmek çokta zor olmasa gerek.

Biraz geçmişe gidelim. Bernanke Fed’in Mayıs ayından itibaren tahvil alımını azaltacağını açıkladığından beri Dolar/TL kurunun 2 – 2.10’lara yakın olması bekleniyordu. Yaşanan siyasi krizlerinde etkisiyle 2.20’lerin üzerine çıkmış oldu. Bu belirsizlik ve açıklamalar neticesinde kurlarda 10 ila 20 kuruş sıçramalar tabii ki beklenen bir durum.

Lakin MB son 10 gündür 18 milyar Dolar’a yakın döviz satışı gerçekleştirmiş olsa da TL’nin Dolar karşısında değer kaybına engel olamadı.

Önce MB Başkanı 27 Ağustos 2013’te 1,92'lik kur hedefini açıkladığı bir bölüm’e bakalım:

“Korelâsyonların böyle arttığı durumlarda faiz arttırmak veya faiz artış sinyali vermek ters etki yapar. Çünkü faiz artırım sinyali verdiğiniz zaman tahvil piyasasında daha çok zarara yol açıyorsunuz ve o zaman döviz piyasasında da daha fazla değer kaybı ortaya çıkıyor ki ikisi birlikte iyice bozuluyor. O da bir kısır döngüye, bir açmaza dönüşüyor. O yüzden, cari açık sorunu olan ülkelerin başına gelen şey budur. Döviz fiyatı yükseldiği zaman beraberinde faiz artışı bekleniyor. Ama faiz artışı beklentisi tahvil piyasasını vuruyor, tahvil piyasasını vurduğu içinde tekrar geri dönüyor ve döviz piyasasını bir kez daha vuruyor. Bizim MB olarak yaptığımız şey; kısa vadeli faizleri belirlemek. Yani kısa uç bizim elimizdedir. Biz faizin en fazla 7.75’ten oluşacağını söylüyorsak, bir MB Başkanı bunu söylüyorsa bunun arkasında durur. Ve o faiz 8’in üzerine çıkmaz. Türkiye’de kısa vadeli faizin kontrolü bizdedir, onu da para politikası belirler, belirlemiştir ve bu iş bitmiştir. Herhangi bir artırım sinyali falan vermedik. Döviz nereye giderse gitsin, yükselir yükselir yorulur, “ya ben neden buraya kadar geldim, çok saçma” der ve tekrar döner.”

Kısaca faizlerde artırım olmayacağı sinyallerini vermiş ve hedefin enflasyonu düşürmek olduğunun altı çizilmişti.

Yalnız Ağustos’tan bu yana yaşanan siyasi olumsuzluklar, piyasalar üzerinde daha da belirsizlik ve güvensizlik yarattı. Zaten iyice oynaklaşan döviz, Ekonomi Bakanının “kontrol edilemez kur riski olduğunu düşünmüyorum ve bu konuda rahatım. Ekonomimiz sağlam ve faizler yükselmeyecek” açıklamasının hemen ardından tarihinde ilk kez Dolar/TL’yi 1.98’den 2.20’ye çıkardı. Maliye Bakanının kur artışı ile ilgili yaptığı açıklamalarda bir hayli ilginçti. Kur artışlarının hane halkına yaradığını, vatandaşlara kambiyo karı getirdiğini ve Ortodoks politikalara dönülmeyeceğini belirtti. Erdem Başçı’nın yukarıda belirttiğim “faizleri arttırmayacağız” şeklindeki popülist açıklaması üzerine, MB şeffaf davranmayarak örtülü olarak bir faiz artışı gerçekleşti. Para Politikası Kurulu toplantısının ardından ise 2,29757 ile Dolar, 3,1332 ile Euro tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Merkez Bankası’nın gün içinde aralıklı olarak piyasaya müdahale etmesi ve yaklaşık 3 milyar dolar sürmesine rağmen Dolar’da gerileme istenilen rakama ulaşamadı. 2013'te dolara karşı yüzde 20 değer kaybeden Türk Lirası, kırılgan beşli diye adlandırılan ülkeler içerisinde, yüzde 22.4 ile ikinci sırada ve gelişmekte olan ülkeler arasında ise şu ana kadar en çok değer kaybeden dördüncü para birimi oldu. Bu izlenen “Türk usulü para politikası” neticesinde, asıl sorun MB daha ne kadar TL’nin zayıflamasına izin verecek. Faiz artırımı gerçekleşmesine rağmen MB’sına olan güvensizlik doların artışını engelleyemiyor. Bu durumda MB kaygılanmadıkça ve böyle rahatlık sergiledikçe bizim kaygılarımız daha da artıyor. Atalarımız “Durgun denizde herkes kaptanlık yapar, marifet dalgalı denizde belli olur” demiş. MB itibarını nasıl kurtaracak, göreceğiz.

Meltem İnce Yenilmez

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR