Doğum İzni Rafa Kalktı!

Hatırlıyorsanız ailede çocuğu teşvik etmek ve kadın istihdamını daha da arttırmak için hükümet 2013 yılında çocuk teşviki paketinde önemli değişiklikler yapmaya karar vermişti. Bunlardan en önemlisi kadınların “doğum sonrası izinlerinin” 16 haftadan 18 haftaya çıkarılmasıydı. Ayrıca ücretli izinlerini tamamlayan kadınlar için daha “esnek çalışma imkânları” sağlanması da paketin önemli maddelerinden biriydi. Özellikle kadınların ilk çocukta “6 aya kadar esnek çalışma hakkı” kazanması, önceden hangi maaşı alıyorsa aynı maaşla çalışmaya devam etmesi ve hatta isterse izni bittiğinde daha az maaşla yine esnek çalışmaya imkân tanınması paket gündeme geldiğinden beri tartışılmaktaydı. Bu maddelere ek olarak, kadın memurlar hamileliklerinin 6. ayından itibaren ve doğumdan sonraki 1 yıl içerisinde başka bir yere tayin edilemeyecekti. Gündemde uzun süre tartışmalara yol açan bu izin durumu, nihayet çözüme ulaştı. Pakette yer alan doğum izinlerinin arttırılması ve kadınlara esnek çalışma şartları sunulmasına yönelik maddeler, işverenler tarafından kadın çalışanların tercih edilmemesi ve kadın istihdamının azalacağı endişesiyle hükümet tarafından askıya alındı.

İstihdam için dezavantaj

Şu anda sigortalı olan kadınların 8 hafta doğum öncesi ve 8 hafta doğum sonrası olmak üzere toplam 16 hafta doğum izni hakkı bulunmakta. Sigortalı kadınlar istedikleri ve doktor tarafından uygun bulunduğu takdirde çalışabilir olduklarını belgeleyen doktor raporu ile izinlerini doğuma 3 hafta kalana kadar erteleyebiliyorlar. Bu şekilde 5 haftalık izin süresi doğum sonrasına ekleniyor ve doğumdan sonra 13 hafta doğum izni kullanabiliyor. Mevcut olan 16 haftalık doğum izni süresinin artırılması için hazırlanan bu paket ile ilgili olarak açıklama yapan Bakan Çelik, "Bunun 20 hafta olması konuşuldu ama biz Bakanlık olarak iş dünyası ve sendikalarla beraberiz. Orada gördüğümüz ise bu paket, kadının istihdamına bir avantaj değil dezavantaj yaratacak. Kadının izin süresinin artması demek kadın istihdamının azalması demektir. Bu bakımdan bu konu birinci önceliğimiz değil" diyerek bu paketi rafa kaldırdıklarını belirtti.

İşverenlerin tasarıda özellikle karşı çıktıkları nokta ise doğum izni dolayısıyla çalışmayan kadının yerine birini alsa dahi izin sonrasında yeniden işe başlatmak zorunda olduğu kısmıydı. Zaten izin süresinde ücret ödeme ve sigorta primi yatırma gibi zorunlulukları olmasa da bu süreç içerisinde yerlerine başka bir elemen almaları maliyet teşkil ettiğinden işverenler için sıkıntı doğurmakta. Buna ek olarak, kadın çalışanların doğum sonrasında işe başlamalarından çocuk 1 yaşına gelinceye kadar günde 1.5 saat süt izni hakkı olması ve bu süre boyunca ücretini alacak olması da işveren açısından ayrı bir maliyet taşımakta. Hal böyle olunca işverenler de kadın çalıştırmak istemediklerini açıkça belirttiler.

Esnek çalışma derken?

Evde sadece çocuk bakımı yapan bir kadına “sana iş piyasasında da esnek çalışma ortamı hazırladık” diyemezsiniz. Bunu diyebilmeniz için esnek çalışma biçiminin hem kamusal hem de özel sektörde uygulanması şart. Kamu sektöründe çalışan kadınların izin dönüşünde aynı pozisyonda işleri devam edecekken, özel sektörde işveren kadınlara aynı hakkı verecek mi? Özel sektörde çalışan kadınlar esnek çalışma saatlerinden aynı şekilde faydalanabilecek mi? Sonuç olarak böyle bir yasa yürürlülükten geçse dahi, işverenler herhangi bir gerekçe göstermeksizin kadınlar yerine erkekleri istihdam etmeye başlayacak. Bu açıdan ücretsiz izin süresini arttırmak ya da esnek çalışma sunmak çözüm değildir. Asıl çözüm çalışan kadınların çocuk bakımına çare bulmaktır. Mesela çocuk bakım merkezi ve kreşlerin her özel sektörde zorunlu olması gerekiyor. Böylece uzun ücretsiz izinlere gerek kalmadan kadınlar iş hayatına geri dönebilecektir. Ne yazık ki ülkemizde bakıcıya verilen ücretin –sosyal sigortası ve bazı durumlarda ulaşım maliyeti de ekleniyor- fırsat maliyeti yüksek olduğundan, kadınlar ücretsiz izne ayrılıyor. Tabii ki isteyen kadınlar yine çalışmayabilir lakin ekonomik gücü iyi olmayan, ihtiyacı olan veya çalışma hayatında olmak isteyen kadınları da piyasadan bu şekilde uzaklaştırmamak gerekir.

Alternatiflerimiz neler?

Doğum öncesi ve sonrası izinler için farklı ülkelerin incelenmesi kadınların sahip olduğu hakların görülmesi açısından da örnek olabilir. Mesela Kuzey Avrupa ülkelerinde onaylanan “ebeveyn izni” ile hem anne hem de baba 6 ay doğum izin kullanabiliyor. Bizde ise babalık izni işçilerde 3, memurlarda 10 gün. Bu noktada dahi bir denge yakalayamamışız! Hal böyle iken paketin gündeme geldiği andan itibaren doğum izni artacak mı tartışmalarına işverenler noktayı koydu. Kadın istihdamı azalır arkadaş! Burada hükümetin izlemesi gereken yol aslında oldukça açık. Öncelikli olarak doğum izni konusunun sınıfsal ve kadınların bilinçlenmesiyle beraber tekrar ele alınmalı, doğum izninin sadece anne için değil baba içinde gerekli olduğu ve çocuk bakımından sadece annenin değil babanın da sorumlu olduğu bir düzenleme yapılmalıdır. Kararlı politikalarla çıkarılan yasalara alt yapı hazırlaması ise yasalara destek sağlamalıdır. Çalışan/çalışacak kadınlar için özellikle istihdamın düşmemesi adına yapılması gereken en alternatif çözüm çocuk bakım evleri ile kamu ve özel sektör kuruluşlarında kreşlerin sayısının arttırılmasıdır. Alt yapısını oluşturmadan çıkarılan ve yaşama adapte edilmeye çalışılan her yasa kadınları mağdur edecek, toplum içerisinde cinsiyet ayrımcılığını daha da arttıracaktır. Zira hâlihazırda tüm çocuk bakımı kadınların üzerineyken birde ücretsiz izin hakkını yasal olarak onaylayıp zorunlu hale getirmek, zaten işgücünde oldukça az olan kadın çalışan sayısını daha da aşağıya çekecektir.

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR