Üniversitelerin “en”leri Ve “Artan” İlgileri

Yıl 2003. AB ve ABD kırılgan ekonomilerini düzeltmeye çalışırken, hızlı ekonomik büyümenin yanı sıra eğitim ve teknoloji üzerine yaptığı atılımlar ile tüm dünyanın dikkati Çin’e çevrildi. Çin bununla da kalmadı, yükseköğreniminde dünyanın her tarafına öğrenci göndermeye başladı. Bunun içinde bir şablon oluşturmaya karar verdi. Öğrencilerinin hangi okulları seçeceği, hangi üniversitenin hangi alanda daha başarılı olduğunu analiz etmek için bir “değerlendirme şablonu” oluşturan Jiao Tong Üniversitesi, bu sayede dünyanın ilk uluslararası üniversite değerlendirme sistemi olan ARWU’yu (Academic Ranking of Universities) ortaya çıkararak bir ilk yaratmış oldu. Ardından Times Higer Education, Webometrics, HEEACT, Quacquarelli Symonds, Scimago ve ODTÜ Enformatik Enstitüsü URAP Araştırma Laboratuvarı açıkladıkları “değerlendirmeleri” ile dünyadaki tüm üniversitelerin ”en”lerini sıralamaya başladılar. Çinli öğrencilerin hangi üniversiteye gitmesi gerektiğinin araştırması ile başlayan bu sistem, günümüzde prestij, tanıtım ve güç olgusunu simgelemektedir. Bu listede hangi üniversiteler yer alıyor dersek, ilk 10’da MIT (Massachusetts Institute of Technology), Princeton, Yale, Harvard gibi ABD Üniversiteleri ile İngiltere’den Cambridge ve Oxford sürekli kendi aralarında yer değiştirmekte. Avrupa’dan çoğu üniversitenin dereceye girmekte zorlandığı bu listede başta ODTÜ olmak üzere Koç, Boğaziçi, Hacettepe, Bilkent ve İTÜ’de sıralamalarda adını duyurmaya başladı.

2013’ün “en”leri

Quacquarelli Symonds (QS) "Dünyanın En İyi 800 Üniversitesi" listesini Eylül 2013’te açıkladı. Her alanda yaptıkları sıralamaları üniversitelerin uluslararası arenada saygınlık derecesi (%40), öğretim üyesi başına atıf sayıları (%20), öğrenci başına düşen öğretim üyesi sayıları (%20), yabancı öğretim üyesi sayısı (%5) ve uluslararası öğrenci sayısı (%5) bilgileri kullanılarak oluşturdukları bu sıralama neticesinde her yıl gördüğümüz tabloda bir değişiklik olmadı. Adlarını hemen hemen hepimizin bildiği ve ilk 10’u sahiplenen bu üniversiteler sırasıyla MIT, Harvard, University of Cambridge, Imperial College London, University of Oxford, Stanford, Yale, CalTech, Princeton ve University College London. Tercihler İngilizce konuşulan ülkelerdeki üniversiteleri ön plana çıkarırken, İngiltere üniversitelerine yapılan tercihte %20’ye yakın bir artış olduğunu gösteriyor. Kuzey Amerika en çok öğrenci çeken bölge olmaya devam ederken, Kanada üniversitelerine olan talep ise % 5,5. ABD'de ilk 20’de yer alan üniversitelerine olan kayıt artışı ise yaklaşıl % 7. Kısaca Kuzey Amerika ve İngiltere uluslararası öğrenci tercihlerinde yükselişini sürdürüyor. Peki, bu sıralamaları hangi kriterlere göre belirleniyor ve hangi üniversite bu listeye girebiliyor? Üniversiteler 5 alana göre değerlendiriliyor ve en yüksek puan alan üniversiteden sıralanmaya başlıyor. Bahsettiğimiz 5 bilim alanı ise mühendislik ve teknoloji, sanat ve beşeri bilimler, sosyal bilimler, doğa bilimleri ve yaşam bilimleri. Bu kategoriler ile hangi üniversitenin ne kadar “iyi” ve “başarılı” olduğu belirlenmekle beraber, hangi bilim dalında nasıl bir performans gösterdiği, araştırma ve uluslararası arenada kabul gören ödülleri de dikkate alınıyor. Munich Teknik Üniversitesi, Tokyo Teknoloji Üniversitesi, Sorborne ve Zürih Üniversitelerinin bile kendilerine ancak ilk 100 içerisinde yer bulduğu bu listede, dikkate alınan 5 bilim dalına üniversiteler tarafından verilen önem daha da artmış oluyor.

Türkiye’nin “en”leri

Türkiye’nin en iyi üniversiteler sıralamasında oldukça başarı elde ettiği de 2013 yılında açıklanan listeden görülmekte. Bu listenin kategorileri ayrı ayrı değerlendirildiğinde ülkemizden 20 üniversite sıralamaya girmişken, Rusya’dan 3, Arjantin’den 3, Yunanistan’dan 9, Avusturya’dan 12, Hindistan’dan ise 17 üniversite kendine yer bulabilmiş. Kendilerini en iyiler sıralamasına sokmayı başarabilen ODTÜ bu yıl listede 431-440 arasında yer alırken, Bilkent Üniversitesi 431-440, Boğaziçi Üniversitesi 461-470, Koç ve Sabancı Üniversiteleri 501-550, İTÜ 551-600, Hacettepe Üniversitesi 601-650, İstanbul Üniversitesi 651-700 ve Çukurova Üniversitesi 701-800 arasında yer aldı. Bununla beraber “mühendislik ve teknoloji alanında ODTÜ 177'nci sıraya yükselerek tüm alanlarda en iyi 200 dünya üniversitesi içerisine giren tek Türk üniversitesi oldu. Aynı alanda İTÜ 209; Boğaziçi Üniversitesi 291; Bilkent Üniversitesi ise 301'inci sırada yer aldı. “sanat ve beşeri bilimler” alanında ODTÜ 295'inci sırayı elde ederek bu alanda ilk 400 listesine girebilen tek Türk üniversitesi oldu. “sosyal bilimler” alanında ODTÜ listeye 294'üncü sıradan girerken, Bilkent Üniversitesi 297, Boğaziçi Üniversitesi ise 344'üncü olarak listede yerini aldı. “doğa bilimleri” alanında ise ODTÜ 251'inci sıraya yerleşirken, İTÜ 298'inci sırada yer aldı. Tıp fakültesi olmadığı için “yaşam bilimleri” alanında ODTÜ sıralamaya giremezken, İstanbul Üniversitesi 328, Hacettepe Üniversitesi 377'inci sırada yer aldı.

Ne yapmak lazım?

Ülkemizde az sayıda İngilizce eğitim veren üniversite olduğundan gerek öğrenci değişimleri, ortak diploma ve/veya çift diploma olsun gerekse öğretim üyesi değişimi olsun sınırlanmaktadır. Rekabetin ve uluslararası alanda öğrenci değişimlerinin ileri derecelere ulaştığı, eğitim ve öğretimde kısıtlamaların ve eksikliklerin giderilmesi için tüm olanakların yaratılmaya çalışıldığı günümüzde, üniversiteler basmakalıp düşüncelerden sıyrılıp öğrencilerine sorgulamayı, uluslararası vizyonu, akıl yürütmeyi, bilgiye en etkin ve hızlı şekilde ulaşmayı, yenilikleri, araştırmayı ve öğrenmeye karşı sorumluluk duygusunu empoze etmeye çalışıyor. Ülkemizde de üniversiteler birbirlerini örnek alarak başladıkları bu değişime, kurumsallaşma ve eğitim kalitelerini daha da arttırarak giriş yapıyorlar. Kısacası “üniversiteler dünya görüşü kazandırır” ilkesi ile hareket ettiğimiz, teknoloji ve yeniliklere açık olduğumuz sürece daha birçok üniversitemizi listelerde görebileceğiz.

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR