Kadın Ve Şiddet Üzerine

Bitip tükenmeyen yaramız olan şiddet. Maalesef günümüzde hala en acı şekliyle devam ediyor ve ülkemizde her 10 kadından 2’si şiddete maruz kalıyor. Aslında şiddet, erkek ve kadın arasında yıllar boyu süre gelen ataerkil eşitsizlikten kaynaklanmaktadır. Kadınlarımızın neredeyse yarısı fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kalmaktadır.

Yapılan bir araştırmaya göre, şiddette maruz kalan kadınların en önemli özellikleri evli olmaları, bir bölümü evlenmek uğruna eğitimini ve mesleki kariyerini bırakmış ya da çalıştığı işten ayrılmış, eğitim düzeyi üniversite ile okur-yazarlık arasında olan ve sosyal güvencesi olmayan kadınlar. Fiziksel, sözlü, ekonomik ya da cinsel istismar, tehdit, baskı, şiddet öncelikle kadınlara aile bireyleri ya da eşi tarafından uygulanan bir davranış modelini temsil etmektedir.

Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu'nun yaptığı araştırma sonuçlarına fiziksel şiddete ailelerin % 34'ünde, sözlü şiddete ise % 53'ünde rastlanmaktadır. Şiddet sonucunda yaşamını yitiren 40 kadından 34'ü evde ölmüş, 20'si asılmış ya da zehirlenmiş ve 10'u da ölmeden önce aile içi şiddete maruz kalmıştır. Aslına kadınlara yönelik şiddet her ülkede, kültürde, eğitim durumunda, gelir düzeyinde, etnik kökende ya da yaşta karşılaşılmaktadır. Birçok toplum kadına yönelik şiddeti önlemek için çeşitli tedbirler alsa da, kadınlara yapılan şiddet genellikle kültürel normlardan kaynaklandığı için istenilen sonuç alınamamaktadır. Ülkemizde de hala cinsiyet eşitliği ve kadınlara karşı şiddetle mücadele için yasal düzenlemeler yapılmaktadır, lakin uygulamalar bu düzenlemelerin yetersiz kaldığını göstermektedir.

Aslında dünya genelinde yaşayan kadınların hemen hemen yarısı şiddete maruz kalmaktadır. Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı'nın yayınladığı Kadına Yönelik Şiddet adlı rapora göre kadınlara yönelik şiddetin en yüksek olduğu ülkeler Danimarka %52, Hollanda %45 ve Fransa %44. AB ortalaması ise %33’tür. Bununla beraber, Çin’de yaklaşık 1 milyon kız çocuğu doğar doğmaz öldürülmektedir. ABD’de her 5 dakikada bir kadına tecavüz edilmekte, İngiltere’de ise her 7 kadından birisi sevgilisi ya da eşi tarafından tecavüze uğramaktadır. Kısaca sadece ülkemizde değil, dünyanın her yerinde kadına yönelik şiddet had safhadadır.

Nasıl önlemeli?

Kadınlara karşı her türlü şiddetin ve cinsiyet ayrımcılığının net bir şekilde önlenebilmesi için gerek yasaların gerekse uygulamaların ile hayata geçirilmesi gerekmektedir. Kadınların daha fazla iş yaşamında yer alması sağlanarak, ekonomik özgürlüklerinin arttırılmalı ve erkeklere olan ekonomik bağımlılığı azaltılmalıdır. Şiddete uğrayan kadınlar için sığınma evlerinin sayısında artırım yapılmalı ve ücretsiz psikolojik destek sağlanmalıdır. Hayatımızın her alanında yer alan Medya’nın kadınlara yönelik şiddeti teşvik edici program, reklam ya da yayınları kullanmamasına dikkat edilmelidir. Bireysel özgürlüklerin genişletilmesi, daha çözüm odaklı ve şeffaf politikalarla, toplum içerisinde oluşturulacak farklılaşmalar ile – aile ve sosyal hayat düzenlemeleri - bu şiddeti azaltmak mümkündür. Özellikle kadına şiddetin yüksek olduğu ülkemizde bunu yapmak çok mu zor?

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR