Emma Watson’u Dinlerken

20 Eylül'de Emma Watson'ın BM'de “HeforShe” için yaptığı ezber bozan ve duygusal konuşmadan sonra, feminizm yada kadın hakları hakkında şu ana kadar hiç yorum yapmamış ve/veya konuşmamış insanlar bir anda konuyu ilgi odağı haline getirdiler.

Birleşmiş Milletlerin “kadın ve kızların karşılaştığı eşitsizlikler hakkında konuşun” adlı yeni kampanyasında asıl hedef erkekleri de bu sorunlara karşı daha duyarlı olmaya çağırmaktı. Aslında kampanya cinsiyet eşitliğinin bir insan hakları sorunu olduğunu, kadınların karşılaştıkları eşitsizlik için erkeklerinde mücadele etmeleri için bilgilendirildikleri bir web sitesi ile yürütülüyordu. Bu web sitesinde yer alan “harekete geçin” sayfasında insanların sosyal medyada #HeForShe hashtag açması ve bu şekilde kampanyayı duyurması isteniyordu.

Konuşmanın ertesi günü tüm gazeteler, köşeler, yorumlar Emma Watson'ın konuşmasını değerlendirmişti. “HeForShe için çok heyecanlıyım”, “sonunda femizim'in erkelerden nefret etmek gibi bir amacı olmadığı vurgulandı”, “Emma Watson feminizm'e yeni bir hayat verdi”, “giydiği Dior kıyafetiyle feminizm tanımını değiştirdi” gibi başlıklar gazetelerin manşetlerindeydi. Daha önceleri feminizm haraketini o kadar dikkate almayan Medya, BM'in 11 dakikalık konuşmasına dayalı bu yeni ve dikkat çeken feminizm hareketi için pür dikkat kesildi ve bir anda kampanyaya dahil oldu. CNN daha açık bir şekilde Watson'ın feminizm ile ilgili konuşmasını “oyun değiştirici” diye tanımlarken, NBC TV durumu daha farklı yorumladı: “Watson kendi akranların çoğuna göre çok daha iyi durumda, Harry Potter serisinde oynadığı rolünden dolayı genç beyinler (toplumsal cinsiyet ve eşitlik fikirlerinin oluşması açısından) üzerinde daha çok etkisi olacaktır”. Her ne kadar bazı kesimler Watson'u samimiyetsiz buluyor olsa da, konuşmasında oldukça ilginç noktalara da değindiği bir gerçek. Lakin tüm sosyal ve görsel medyada feminizm hareketi için belirleyici bir konuşma olarak nitelendirilmesi, “HeforShe” kampanyasının feminizm yardımına muhtaç birçok kadını gölgede bırakacak gibi görünüyor! Mesela kampanya sürecinde kadınların korunması ve desteklenmesi gerektiği düşüncesi özellikle vurgulanırken, ataerkil şiddet ve baskı altında risk altında olan kadınların dahil edilmemesi ayrı bir problem teşkil etmekte.

Evet,Watson konuşmasında BM’in sağladığı bazı ayrıcalıklardan bahsetmesine rağmen, önemli olan bazı ayrıntılara hiç değinmedi. Ailesinin yada öğretmenlerinin kendisinden sınıftaki erkek öğrencilerden daha azını beklemediğini belirtti, ancak refah düzeyinin yüksek ve sağlıklı bir birey olmasının kendisine otomatik olarak sağladığı avantajlardan bahsetmedi. Watson’ın yaptığı konuşma aslında kadınların karşılaşabilecekleri en iyi senaryo idi. Çünkü “HeforShe” kampanyasında kadınların hayatlarını nasıl değiştireceğine ve ırkçılık, şiddet ya da transfobik gibi bölgelerarası baskılardan nasıl kurtulacağına dair bir görüş yoktu. Emma Watson’ın iyi niyet elçisi olarak gösterildiği bu konuşmasında biraz daha özenli olması gerekliydi. Özellikle de binlerce kadının yaşamlarını etkileyen biri olduğunuz düşünülürse.

Watson eşit ücret konusu için gelişmiş ülkelerde yüksek statüde çalışan kadınların işyerindeki erkek meslektaşlarıyla olan maaşlarından bahsediyordu. Çalışma ortamında cinsiyetin rolünden bahsederken, LGBT (Lezbiyen, Gay, Biseksuel, Transgender)’lerinde yaşadığı problemlerin vurgulanması gerektiği unutarak. Kısaca bu kampanya ile en çok sesini duyurmaya ihtyacı olan ezilen kadınların ve LGBT’lerin istekleri yine geri plana atılmış oluyordu.

En çok bilinen feminizm, ders kitaplarında liberal feminizm olarak adlandırılan, sözlüklerde ise siyasi ve/veya felsefi akım olarak tanımlanan kadınlar ve erkekler arasındaki siyasi, sosyal ve ekonomik eşitliktir. Feminizm bu açıdan özellikle hukuk ve kamu politikası yoluyla eşit haklara odaklanan; sağlık, eğitim, spor, medya, çalışma hayatı, hukuk ve diğer birçok alanda değişim sağlayan aktivizmdir. Bu siyasi ve politik aktivizim ise cinsiyet bölüşümü olduğu müddetçe var olacaktır. Erkekler genel olarak sosyal, kültürel ve maddi üstünlügü ellerinde tutma eğilimde oldukları için feminizm bu konu üzerinde özellikle vurgu yapmalıdır. Cinsiyetçiliğe ve cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekmek, bence bu mücadelenin en önemli adımıdır. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ırksal eşitsizlik, sosyoekonomik eşitsizlik, cinsiyet marjinalleşmesi ve fiziksel engelliler, ben bu eşitsizliklerin hepsini dikkate alıyorum. Fakat sorunu irdelemeden önce sorunun ne olduğunu anlamaya çalışmadığımız için bir grubun diğer grup üzerinde ayrımcılık yapmasına izin vermiş oluyoruz. Ayrıcalıklı grubun ezilen tarafa destek olabilmesi bakımından çağrıda bulunması da bir çözümdür elbet, lakin aktivistleri sadece istenilen konular üzerine yoğunlaştırmak yerine mücadele ettikleri ana fikri anlamaya çalışmak daha başarılı sonuçlar getirecektir.

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR