Biz Oku(mu)yoruz!

Hemen hemen herşeyi okurum. Beni saatlerce transa sokan, güldüren, ilham veren, hüzünlendiren, merak uyandıran herşeyi. Bu kadar okumayı seviyorum. Insanların okuma alışkanlıklarını yargılamak gibi bir durumum söz konusu değil, zira kitap okumadığını gururla söyleyen kaç tane arkadaşım ve öğrencimde oldu.

Dünya Kültür Skor İndeksi tarafından 30 Ülkeden 1600 kişi ile yapılan anketler sonucunda bireylerin kitap okumak için ayırdığı saat oranları belirlenmiş. Anket sonucunda ortaya çıkan cevaplara bağlı olarak, Hindistan en fazla kitap okuyan ülke olmuş. Hintliler ortalama olarak kişi başı haftada 10:42 saat kitap okumaktaymış. Bu listede Tayland (9:24) ikinci sırada, Çin (8:0) üçüncü sırada ve Filipinler (7:36) dördüncü sırada yer almakta.

Peki Turkiye’de durum nedir ve haftada okunan kitap saati ortalama ne kadardır? UNESCO’nun 2013 yılında yapmış olduğu araştırma sonucunda, 100 Avrupa ülkesi vatandaşından 21’i düzenli olarak kitap okurken, Türkiye’de bu oran 12.089’da bir kişi! Haliyle sıralamada 86. sırada yer alıyoruz. Araştırmaya göre günde ortalama 6 saati televizyon başında ve 3 saati de internet başında geçiren bizler, yılda sadece 6 saatimizi kitap okumaya ayırıyoruz. Hatta “kitap okumak” hayatımızın olmazsa olmazları arasında listede 235. sırada yer alıyor. Hal böyleyken, okuma oranımızda eğitim-ögretim ile sınırlı kalıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2011 yılında yayınlandığı Ülke içindeki okuma kültürü haritasını incelediğimiz zaman da oldukça çarpıcı sonuçlarla karşılaşıyoruz. En metropol şehirlerimiz olan Istanbul, Izmir ve Ankara, 1 yıl içerisinde okunan ortalama kitap sayısında sınıfta kalıyor. Istanbul’da kişi başı ortalama 8 olan bu rakam, Ankara’da 9 ve Izmir’de ise sadece 6. Yıl içerisinde en çok kitap okunan illerimiz ise Erzurum ve Erzincan. Kısacası o-ku-mu-yo-ruz!

Kitap okuma karnemizi daha da derinleştirerek inceledigimizde ise çıkan sonuclar daha da ürkütücü: Toplam nüfusun sadece yüzde 28’i ayda bir kitap alıyor. Öğretmenlerin ise yüzde 8’i kitap dahi okumuyor. Okunan kitaplarin temalari siyaset, aşk ve cinsellik ile sınırlanmış durumda. Antropoloji, Felsefe, Sosyoloji, Sanat Tarihi, Bilim bize uğramıyor. Öğretim Üyelerinin yüzde 26’sı sadece akademik yayın yapıyor, yüzde 54’ü ise ayda bir bazen iki kitap okuyor. Türkiye’de yıllık kitap harcaması 2 dolar iken, bu rakam Amerika’da 188, Avrupa’da 500 ve Japonya’da 604 dolar.

Japonya’dan hazır söz açılmışken, Japon toplumunun yüzde 14’u kitap okuyor ve yıllık ortalama okunan kitap sayısı 25! Amerika’da toplumun yüzde 12’si, Ingiltere’de yüzde 21’i, Fransa’da ve Isveç’te ise yüzde 20’si kitap okuyor. Türkiye’de ise kitap okuma alışkanlığına sahip olan kişi sayısı ortalama 40.000 iken kitap okuma oranında yüzde 0.01 ile bir başarıya imza atıyoruz. Zira birçok insanın burun kıvırdığı Afrika ülkeleri bile bizi geçmiş durumda.

Peki biz kitap okumak ile geçireceüimiz zamanda ne yapıyoruz dersek şayet, yüzde 95’imiz TV izlerken, yüzde 25’imiz radyo dinliyor. Gazete okuma oranımız yüzde 21’de takılı kalırken dergi okuma oranının düşük olduğunu zaten sizde fark etmişsinizdir. Hoş yüzde 4 ile kitap okumaktan bile yüksek aslında ama hangi dergilerin okunduğunu daha verimli sonuçlar olması açısından ayrıca incelemek lazım.

Hani şu refah patlaması yaşayan, eşitsizlik değil, eşitlik konusunda çağ atlamış, emek dostu, sendika yandaşı Iskandinav ülkeleri varya, kitap okuma konusunda da sadece bize değil, tüm Avrupa ve Amerika’ya açık ara fark atıyorlar. Bir Norveçli kitaba yılda 217 dolar harcarken, Belçikali 117 dolar, Fransız 187 dolar, Alman 194 dolar, Güney Koreli 42 dolar, Avustralya 51 dolar harcarken, gelişmekte olan ülkeler en dibe vurmak için birbirleri ile yarışıyorlar. Mesela biz kitaba yılda 0,52 dolar harcayarak; Libya, Malezya, Ermenistan ve Ürdün ile sıralamada aynı yeri paylaşıyoruz. Kendimizi taktir etmemiz lazım!

Aslında soru ya da sorunun ne olduğu değil bahsetmek istediğim. Dünya da, toplumlarda ya da çok uzağa gitmeye gerek yok ülkemizde neler oluyor, bunları öğrenebilmeniz için okumamız gerekiyor. Herşeyi ben bilirim edasıyla, egosu tavan yapmış, kibirli ve bir o kadar da bilgisiz insanlarımız o kadar çok ki! Kulaktan dolma bilgilerle bu bilim, sanat, teknoloji ve/veya başarı gelmez arkadasım. Eğer hala öyle düşünüyorsan, sana yanlış anlatmışlar! Anlaman, öğrenmen, bilgi sahibi olman icin okuman gerekiyor. TV izleyerek kaybettiğin vakit sana birşey kazandırmaz. Anlaşılan o ki şu an topluma kitap okuma alışkanlığını kazandırmaya başlayalım desek önce insanların kafasındaki kitap okumama tabusunu aşmamız gerekiyor. Demek istediğim şudur: uyanın artık; Mehmet Efendi, Nejla Tezye, Ozan Kardeşim, Ahmet Hocam, Okan Abim. Okuyun ki bilinçlenin, öğrenin, anlayın ve kavrayın. Hayatınız ve yaşamlarınız “bağzı şeyler’in fıtratından oluşmuyor”

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR