Think Tank!

Yirminci ve yirmi birinci yüzyıl boyunca, tüm düşünce kuruluşlarında bir artış gözlemlenmektedir. Birçok önemli etmen bu artışı tetiklemiştir: bilgi ve teknoloji devrimi, hükümetlerin bilgi üzerinde tekelliklerini kaybetmesi, politik konularda artan kamaşıklık, seçilmiş hükümet görevlilerine olan güvensizlik, artan küreselleşme ile kısa ve öz bilgiye zamanında ulaşım.

Son zamanlarda yeni düşünce kuruluşları oranında bir düşüş yaşanmıştır. Her ne kadar bu düşüş üzerinde birçok faktör etkin rol oynasa da, bazı temel unsurlar özellikle dikkati çekmektedir: birçok ülkede düşünce ve sivil toplum kuruluşlarına karşı siyasi düşmanlık, kamu ve özel sektörden politik araştırmalar için ayrılan fonlarda yaşanan azalma, kurumsal katkı sağlayacak projelerin aksine kısa vadeli projelere finansörlük yapmak, uyum yetersizliği, kar amacı gütmeyen danışmanlık firmaları, hukuk firmaları, elektronik medya ve kurumların amaçlarına hizmet etmeyi ve faaliyetlerini durdurması.

Peki nedir bu düşünce kuruluşlarının amacı: politika odaklı araştırma, analiz, ulusal ve uluslararası konularda danışmanlık veren kuruluşlar olup kamu politikası hakkında bilinçli kararlar alınmasını sağlamaya çalışırlar. Düşünce kuruluşları bir kuruma bağlı ya da bağımsız olabilirler. bu kurumlar akademik ve politik topluluklar arasında, devletler ve sivil toplum arasında bir köprü görevi görmekte, uygulamalı ve araştırma konularını kamuya ve sivil topluma daha anlaşılır, güvenilir ve erişilebilir hale getirmek için hizmet sunarlar.

Şu anda 182 ülkede faaliyet gösteren 6618 düşünce kuruluşu bulunurken, asıl hedefleri sivil toplum ve araştırma kuruluşları ile bölgesel ve uluslararası ağlar üzerinden ilişkilerini güçlendirerek katılımcılara katkı sağlamaktır.

Düşünce kuruluşları özellikle son 20 yıl içerisinde iç ve dış plitikada aktif hale gelmişlerdir. Genel olarak ABD ve Batı Avrupa'da daha yoğun olsa da, dünyanın diğer bölgelerinde de düşünce kuruluşlarının artmaktadır. Fikirlerin küresel bir pazar olduğu günümüzde, düşünce kuruluşları servislerini sunabilmek için yeni ve yaratıcı platformlar oluştururken, ulusal, bölgesel ve küresel ortaklıklar geliştirmeleri gerekmektedir. Düşünce kuruluşlarının günümüz trendleri arasında küreselleşme, uluslararası aktörler, demokratikleşme, bağımsız bilgi’ye olan talep, teknolojik değişimler, ekonomik krizler ve politik paralizler, siyasi kutuplaşmalar, kısa vadeli getirilere artan önem ve populist hareketleri bulunmaktadır. Üzerinde durulmaya başlayan sorunlar ise artan rekabet, politik çıkmazlar, siyasi bunalımlar, gücün merkezileşmesi ile internet, medya ve sosyal ağ oluşumunun etkileridir. Dünya genelinde düşünce kuruluşlarının dağılımını incelediğimiz zaman ABD 1830 düşünce kuruluşu ile çok büyük fark atarak ilk sıraya yerleşmiş durumda. Çin 429 ile ikinci ve İngiltere 287 ile üçüncü sırada yer almaktadır. Türkiye’de ise bu sayı 31.

Dünya’nın en iyi düşünce kuruluşu olarak ABD’de bulunan Brooking Institution olarak kabul edilmekte. İngiltere’den Chatham House ikinci sırada iken, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) 74. sırada ve Liberal Düşünce Topluluğu’da 87. sırada yer almaktadır. Kariyerlerini araştırmaya adayan ya da odaklayan kişilerden ve.veya kurumlardan yaşanan sorunların vatandaşlar ve.veya kamu tarafından daha anlaşılır ve erişilebilir hale getirilmesi açısından daha fazlası beklenmektedir. Dünya'nın en önde gelen düşünce kuruluşları sıralamasında Lübnan, Hindistan ve İspanya'nın geri sıralarda yer almamız oldukça üzüntü vericidir. Değişim paradigmalarını sağlamadığımız sürece sıralamada değişiklik göremeyeceğimiz için gelecek yılın en’lerini şimdiden kutlarım.

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR