Kadınlar Suçlu, Erkekler Mağdur!

Mağdurun suçlanması her zaman mağdur için utanç verici, incitici ve masumiyetine tecavüzdür. Mağduru suçlamak hem sosyal hem de hukuki açıdan hiçbir zaman kabul edilemez. Ne yazık ki tecavüzcüler cinsiyetiniz, cinsel yöneliminiz, ırkınız, kültürünüz, yaşınız, eğitiminiz, nerede olduğunuz ya da ne giydiğiniz konusunda ayrım yapmazlar. Onlar için önemli değildir zaten. Diğer bir değişle, bunlardan herhangi biri veya herbiri bile olabilirsiniz. Nevin Yıldırım’da aynı bu durumdan müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır. Kendisine tehdit ve şantajla defalarca tecavüz eden akrabasını silahla öldürüp, kafasını kesip köy meydanına attığı için, mağdur olduğu için, kendini ve bedenini tecavüzcüsünden kurtarmak istediği için.

Kadına uygulanan şiddet, tecavüz ve öldürme o kadar çok arttır ki, kadınlar kendilerini savunmaya geçtikleri anda suçlu konumuna düşmeye başladılar. Hatırlarsanız 2007 yılında İranlı Jabbari tecavüzcüsünü öldürdüğü için önce tutuklanmış, 2014 yılının Ekim ayında ise idam edilmişti. Tüm dünyada yankı bulan Jabbari’nin idam edilmemesi için imza kampanyaları başlatılmış olsa dahi mahkeme aldığı karardan vazgeçmemiş ve Jabbari’yi idam etmişti. Birde şu açıdan bakalım: Jabbari tecavüzcüsünü öldürmeseydi ne olacaktı? Büyük ihtimalle zina suçlaması ile toplum içeresinde aşağılanacak, dışlanacak ve sonunda yine öldürülecekti. Erkeklere göre şekillendirilen yasalarda kadınların ne gibi bir yasal hakkı vardı ki? Bir meta’dan farksız yaşamlarını devam ettiren, dövülen ve türlü işkencelere maruz kalan, tecavüz edildiğinde dahi hakkını arayamayan, insan haklarını geçtim söz hakkı bile verilmeyen Jaccabi’yi kim savunacaktı? Erkek adaletinin hüküm sürdüğü bu coğrafyada gerçek adaleti aramaya çalışmak, samanlıkta iğne aramaktan farksız!   Nevin Yıldırım’ın müebbet cezası aynı Jabbari olayında olduğu gibi hukukun erkeği kayırdığı bir vaka olarak karşımıza çıkıyor. Kendisine silah zoruyla tecavüz eden akrabası Gider’den hamile kalmış fakat kürtaj yaptıramadığı için bebeği isteği dışında doğurmak zorunda bırakılmıştı. Tecavüzcüsünü av tüfeğiyle öldüren Nevin Yıldırım aslında kendi öz Savunma hakkını kullanmıştı. Erkek katillerine uygulanan indirim Nevin Yıldırım’a uygulanmadı ve müebbet hapis ceazı onaylandı. Peki öldürmeseydi ve hayatına sahip çıkmasaydı ne olurdu? O zaman hem ailesi ve çevresi tarafından öldürülmekten beter edilecekti. Belki yaşadığı köydeden göç etmek zorunda kalacaktı. Herkes Nevin Yıldırımı suçlarken, kimse Gider’i suçlamadı. Diğer tecavüzcü erkeklere verilen “rıza, ağır tahrik, iyi hal indirimleri” Nevin Yıldırım’a verilmedi. Aslında herşey Nevin Yıldırım’ın haddini bilip ve tecavüzü kabullenmeyip, namusunu temizlemesiyle başladı!

Bunun gibi daha nice örnekler var karşımıza çıkan. Çok değil daha geçen hafta mahkemede konuşamadığı için hakime mektup yazan 15 yaşındaki kız çocuğunu hatırladınız mı? Hani 8 kişi tarafından tecavüze uğrayan ve mahkemenin kız çocuğunun “rızası olduğunu” düşündüğü için sanıklara “iyi hal indirimi” uyguladığı dava. Ya da iki eşini öldüren, buna rağmen evlenmek istediği için evlilik programına çıkan ve burada eşlerini öldürdüğünü oldukça rahat şekilde televizyondan anlatabilen adami hatırladınız mı? Veya Adana’da 16 kişinin tecavüz etmesi sonucu psikolojik travma yaşayan 16 yaşındaki lise öğrencisini? Siirt’te 36 kişinin yaşları 15’ten küçük 4 kız çocuğuna yıllarca tecavüz ettiği ve mahkemenin cezayı belirlerken, suçluların kızlara “5TL, şeker ve toka vermesini” rıza kabul ederek “iyi hal indirimi” uygulamasını? Eşini 43 yerinden tornavida ile yaralayan adamin mahkemede yeterli delil bulunamadığından serbest bırakılarak paklanmasını hatırladınız mı peki? Ya da tarihimize utanç davası olarak geçen Mardin’de 13 yaşındaki kız çocuğuna 24 kişinin tecavüz etmesi sonucu açılan dava da mahkemenin yine “iyi hal indirimi” uygulayarak cezaları en alt sınırdan vermesi?

Evet arkadaşım, bu ülke de ne yazık ki kadın-erkek eşit değil! Bir tarafta her alanda, koşulda, durumda, kapsamda suçlanan, öldürülen, hakları gasp edilen, konuşturulmayan, şiddet gören kadınlar, diğer tarafta erkek adalet, erkek devlet, erkek yasa, erkek politika, erkek duruş olduğu sürece de kadın-erkek eşitliği asla olamayacak! Zira suçları işleyen erkekler “mağdur”, tüm bu işkenceye, haksızlığa, ölüme maruz kalan kadınlar “suçlu” olmaya devam edecek.

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR