Kadınlar ve Bitmek Bilmeyen “Fıtratları”

Geçtiğimiz hafta yine bir ‘kadın, fıtrat ve kölelik’ karmaşası ile karşı karşıya kaldık. Son bir yıldır kadınların erkeklerle eşit olmadığını duymaya başladığımız siyasi platformda, kadınların fıtratına sürekli yenileri ekleniyor! MV adayı bir programda çıkıp: "Her feministin gönlünde bir kocaya meftun olmak, onun kölesi olmak, onun bireyi olmak, ona ait olmak gibi bir hissiyat yoksa gelsin karşıma çıksın. Her kadının içinde fıtri olarak bu var. Bu yokmuş gibi hareket etmek fıtrata aykırı hareket etmektir ki onlar kesinlikle mutlu değiller. Ben o feministlerin mutlu olduğunu zannetmiyorum. Kadının tabiatı bağlanmaktır, ait olmaktır. Erkeğinki öyle değildir. Erkek kadına ait olmaz, sahip olur. Bazı kadınlar bunu karıştırıyor; ben sahip olurum, sen ait olursun" dedi. Kısaca kadınların fıtratında ait olmak vardır diye tüm Türkiye’ye karşı dile getirilen bu düşüncenin arka planıda var elbet!

Bu kişiyi tanımıyorum, bana oldukça yabancı. Sarkıcı olduğunu da geçen seçimlerde bir başka ülkenin şarkısını alıp Türkçe’ye entegre etmesiyle öğrendim. Şarkılarının bana hitap etmemesinden dolayı bir kere bile müziğini dinlemememde normal aslında. Birde bu olaya kadın gözü ile bakalım. Hayran kitlesinin büyük çoğunluğu kadın olan şanatçı, bu sözleri sarf ettikten sonra kendi hayran kitlesinden bir tepki almış mıdır? Yada kendilerine hakaret içeren bu söylemlere karşı bir tepki vermemekle beraber kabullenmiş ve hatta durumun bu şekilde olması gerektiğini onaylamışlar mıdır?

Bakınız özellikle 2015 Ocak ayından beri kadına yönelik şiddet had safhaya ulaşmış, artık doğal bir olaymış gibi otobüs ve minibüslerde kız çocukları kaçırılarak tecavüz edilmeye ya da öldürülmeye başlanmıştır. Bu kişilerin bu kadar rahat açıklamalarda bulunması da kendilerine uygulanan şiddet ile ayrımcılık hareketlerini kabul eden bir grup kadınların olmasından kaynaklanmaktadır. Kadın seçmen sayısının erkek seçmen sayısından fazla olduğu bir ülkede kitlesel güce sahip kadınların bu söylemleri kabul etmesi ve tepki vermemesi bile hem düşündürücü hemde oldukça korkutucu sonuçları beraberinde getirmektedir. Erkeğin himayesinden çıkmayan, onun eminde yaşamaya devam eden, kendini ve haklarını savunmayan kadınların var olduğu sürece, ne yazık ki kadınlara karşı yürütülen ürkütücü kampanyaların son bulması mümkün değildir. Kadınlar, kimse sizin sahibiniz değil, sizde kimsenin kölesi olmayın. Zira siz izin verdiğiniz sürece hiç bir zaman özgür bir biray olamayacaksınız!

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR