İklim Değişikliğinin Küresel Ekonomiye Maliyeti

Aradan bir hafta geçmeden İstanbul ve çevresini vuran iki büyük fırtına ve şiddetli yağış iklim değişikliğinin etkilerinin nasıl olacağı hakkında küçük bir fikir vermiştir sanırım. Sadece Türkiye değil dünyanın birçok bölgesinde iklim değişikliğinin yol açtığı ekonomik ve toplumsal maliyetler katlanarak artıyor. 


Dünya Ekonomik Raporu’nun bu yılki Küresel Risk Raporu’na göre, etkisi bakımından 2017’de dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük beş riskin biri kitlesel imha silahları, diğer dördü iklimle ilgili:

şiddetli hava şartları, su krizi, büyük doğal felaketler, iklim değişikliğine karşı uyum tedbirlerinin alınmaması idi. Dünya Sağlık Örgütü, 2030-50 arasında, iklim değişikliğine bağlı olarak yılda 250 bin ekstra ölüm bekliyor. 


Avrupa Çevre Ajansı’nca (AÇA) tarafından Avrupa’daki geçmiş ve öngörülen iklim değişikliklerinin, ekosistemler ve toplum üzerindeki göstergeleri temel alınarak hazırlanan “Avrupa’da iklim Değişikliği, Etkileri ve Kırılganlık 2016 Raporu”na göre 1980’den bu yana meydana gelen aşırı hava olaylarının üye ülkelere maliyeti 400 milyar Avro’yu bulmuş durumda. 
Çok acı bilançolar da var. Örneğin Kenya’daki kuraklık kız çocuklarını 12 yaşında seks işçiliğine yöneltiyor.

Uluslararası Kurtarma Komitesi’nin (IRC) son raporuna göre ülkenin kırsal bölgelerindeki aileler açlığın pençesinde ve para kazanabilmeleri için kız çocuklarını büyük kentlere gönderiyorlar. Rapora göre Kenya’da 2.6 milyon insan kuraklık yüzünden gıdaya erişimde sıkıntı yaşıyor, gıda fiyatları 5 misli artmış durumda. 
Birçok rapor, aşırı sıcaklara bağlı olarak şiddetin ve göçün, gelir dağılımındaki eşitsizliğin ve yoksulluğun artacağını öngörüyor. 


Geçen ay aralarında BM İklim Komisyonu Başkanı Christiana Figueres’in de olduğu 6 bilim insanı ve diplomat bir açık mektup yayımlayarak 3 yıl sonra iklim değişikliğinin gezegenimizde yapacağı tahribatın geri dönülemez şekilde olacağı uyarısında bulundular. 
Planları 2020 için altı hedefi içeriyor: 
  Yenilenebilir enerjiyi elektrik kullanımının yüzde 30’una yükseltin. * Yılda 300 milyar dolarlık bir fon oluşturun. Ülke ve büyük kentlerin fosil yakıta ihtiyacını sıfırlayın. 
 Yeni araçların yüzde 15’i elektrikli olsun. * Ormansızlaşmadan net emisyonları kesin. 
 * 2050’den önce ormansızlaşmadan kaynaklanan emisyonların yarıya indirilmesi planını yayımlayın. 
 * Finans sektörünü, iklim azaltma çabalarına katılması ve daha fazla “yeşil tahvil” ihracı yapması yönünde cesaretlendirin.

Hollanda’nın başarısı
Önemli bir bölümü deniz düzeyinin altında olan ve su seviyesinin artmasından en fazla etkilenecek ülkelerin başında Hollanda...

Ama iklim değişimi yaklaşımında gerçekten ustalık kazanmış bir ülke. Ekogazete bu konuda güzel bir habere yer vermiş. Hollandalılar New York’tan Cakarta’ya kadar uzmanlık sunuyorlar, yöntemler öneriyorlar, eğitimler veriyorlar.

Özellikle deniz yükselmesinden etkilenen yerlerde. Yaklaşımın temelinde duvar kurup yükseltmek yerine suları “buyur etmek” yatıyor. Suların yerleşim alanlarına zaman zaman dalmasına izin veriyor ama bunu kontrol altında tutarak yapıyorlar. Bu maksatla büyük havuzlar, geniş parklar, oyun alanları, yeraltı otoparkları yapıyorlar. Deniz ya da ırmak yükselmeye başlayınca buraları gelen sulara usul usul açıyorlar. Yani olayı ehlileştiriyorlar.

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR